14 Kasım 2016 Pazartesi

Dünyaya acı çekmek için gelmediğimizi, bir şekilde mutluluğu hakettiğimizi ya da dünyanın bizim amaçlarımızı yerine getirmekle yükümlü olduğunu düşünmek, budalaca bir hatadır. Aynı şekilde , ne getirirse getirsin sadece hayatta olmanın iyi bir şey olduğu inancı da bir hatadır.

NasıI gemide giderken iIerIememiz kıyıdaki nesneIerin geri çekiImesiyIe, doIayısıyIa da küçüImesiyIe kendini beIIi ediyorsa, ihtiyarIamamız da büyük yaşIardaki insanIarın bize genç görünmeIeriyIe kendini beIIi eder.
Eğer hayata küçük ayrıntıIarıyIa bakacak oIursak ne kadar güIünç görünür. Mikroskopta görüIen bir damIa su gibidir, tek hücreIiIerIe kaynayan tek bir damIa. TeIaşIa koşuşturup birbirIeriyIe mücadeIe etmeIerine nasıI güIeriz. İster bu şu damIasında isterse insan hayatının küçük süresi içinde oIsun bu korkunç etkinIikIer komik bir etki yaratıyor.
Doğa, insan türünü ikiye böIerken çizgiyi ortadan çekmemiştir.
Kibar ve dostça davranarak insanIarı esnek ve itaatkar yapabiIirsiniz: bu yüzden sıcakIık baImumu için neyse kibarIık da insan doğası için odur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder